1999 Yılı Okuduklarım (19)

KENDİMİZİ TARTIŞMAK

Selami Çekmegil

 

Kendimizi Tartışmak adlı eser yazarını aziz edememiş bir eser sanırım. Yıllar önce aldığım bu eserin hala 1. baskılarda seyretmesinden yola çıkarak bu yorumu yapıyorum. Selami Çekmegil’in çeşitli konularda kalem oynattığı, oynatırken beni cezbedemediği sıradan bir fikir kitabı. Eserin başlarında yer alan “düşmanın bile değerlerine küfretmemek gerektiği”  yazısının dışında hoşuma gidip not aldığım bir bölüm yok kitapta.

MUHTEŞEM İMPARATORLUĞU YIKANLAR

Raif Karadağ

 

Resmi tarih yalanlarına karnınız toksa okuyun. Hala Vahdettin’in ülkeyi sattığına inanıyorsanız, 2.Abdülhamit’e “Kızıl Sultan” gözüyle bakıyorsanız bu kitabı okumayın. Çünkü resmi tarih size doğruları anlatmaz. Raif Karadağ, eserinde Abdülaziz döneminde yaşanan entirakaları, padişahın nasıl halledildiğini ve özetle İmparatorluğu içerden kimlerin yıktığını ibretle gösteriyor. Sayın Karadağ’ın emeğine sağlık diyorum. Ancak Mithat paşayı fazlaca yerden yere vurmuş. Mithat Paşa politik anlamda ülkeyi çeşitli belalara sürüklediğini biliyoruz ancak idari anlamda bu ülkeye çok hizmetleri olmuş birisidir. Bu anlamda objektiflik ayarının dozunu bazı bölümlerde kaçırmış rahmetli yazar.

İSLAMİYET ÜZERİNE SÖYLEŞİLER

Oral Çalışlar

BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ

Nikolay Gogol

ANAYASA'NIN PÜF NOKTASI

Mimtaz Soysal

SONSUZ NUR 1

M.Fethullah Gülen

ASRIN GETİRDİĞİ TEREDDÜTLER 1

M.Fethullah Gülen

SOFİE'NİN DÜNYASI

Jostein Gaarder

 

Felsefe kitaplarından hoşlanmayan bir okuyucu olarak Jostein Gaarder'in bu eseri klasik felsefe kitaplarından farklı bir yolculuğa çıkardı beni. Sofie'nin şapkadan çıkan tavşanının bilgeliğinde tüm felsefe tarihini ortaya çıktıkları dönem sırasına göre dolaşıyorsunuz.

İŞLEVSİZLEŞEN YASAKLAR

İsmail Beşikçi

İMAN DÜNYASI

İshak Halis

PİRAMİDİN TABANI

Hürrem Arman

 

İçine siyasetin bulaştırılmadığı dönemlerde köylerin kalkınmasına ön ayak olmuş, cefakar ve idealist öğretmenlerin halka arıcılıktan, duvar örmeye, balıkçılıktan, yol yapımına kadar aklınıza gelebilecek her türlü mesleki beceriyi kazandırdıkları okullar olan Köy Enstitüleri hakkında yazılmış en önemli eserlerden biri. Hürrem Arman o dönemleri bire bir yaşamış biri olarak eserinde Enstitülerin işleyişini, görev yaptığı yerleri içine alan bir panorama şeklinde sunuyor okuyucuya. Bugün sahaflarda belki bulabileceğiniz 1969 basımı olan bu kitabı rastladığınız yerde hemen alın ve okuyun derim.

TÜRKİYE'DE ÜÇ DEVİR

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu

EVRİM ALDATMACASI

Harun Yahya

 

Günümüzde hala bu aldatmacaya inanıp soyunu bir hayvana bağlama inadına devam edenler bu kitabı tabiki okumayacaktır. Çünkü okuyacak olsalar  bu teorinin eğer bir evrim süreci varsa bu sürece ait neden ortada bir kalıntı olmadığına verecek bir cevapları yoktur. Yani özetle ara dönemden kast şu: Milyonlarca yıl süren bir evrimden bahsedenler o fotoroman gibi çizilmiş denizden çıkıp koşmaya başlayan yaratıkların o hale gelmeden önceki devirlerinde yarı sürüngen yarı koşangen bir kalıntının ne yazık ki! hala bulunamamasına çok üzülüyorlardır. Milyonlarca yıl önceki zürafanın fosillleri ile bugünkü zürafanın fosilleri neden aynıdır? Neden ilk önce gayet bodur zürafa fosilleri yok. Bu zürafalar birden bire yüksek dallara boyunlarını uzatmış ve akordion gibi bir anda uzamışmıdır acep bunların boyunları. Saçmalığı ciddiye alıp güzel bir eser hazırlanmış. Bu teoriye inanmanın adı bilim ise bunun adı ancak ve ancak ben ne biliim olur.

DELİKANLI

Fyodor Mihailovic Dostoyevski

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK

Doğan Cüceloğlu

YÜZBAŞININ KIZI

Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

BİR JAPON MUCİZESİ SONY

Akıo Morita

 

Kişisel gelişim kitapları içinde en çok beğendiğim ve ayrı sınıfa koyduğum bir eserdir bu kitap. Birçok firma sahibi emekli olduktan sonra geçmişe dönük iş hayatına dair tecrübelerini kitaplaştırır. Bu eserde Akıo Morita'da aslında aynı şeyi yapıyor. Ancak Morita, Sony macerasını anlatırken aslında Japonların iş hayatındaki idealistlikleri, ülke sevgileri, çalışma azimleri hakkında ipuçları veriyor. Kriz anında  işçilerinin maaş alamadığı dönemlerde bile şirkete gelip bahçeyi sulamaları, ağaçları budamaları, işvereninde krizde en son mağdur olacak birimi işçi kesimi olarak belirleyen uygulamaları hayata geçirerek sağlam bir işçi-işveren ilişkisini sağlaması, bugün SONY denince akla neden kalite geldiğinin göstergesi bana kalırsa. Dünya pazarında sıfırdan bir marka olan, dünya dillerinde hiçbir anlama gelmeyen marka ismiyle, geçmişte ilk kaset bantlarını yapabilmek için ağaç kabuklarını bile deneyen, yeni yeni tanınmaya başladıklarında Philips'in muazzam teklifini geri çevirerek Sony markasının mücadelesini veren bir şirketin örnek alınacak bir hayat hikayesi bu kitap. Sıkılmadan okuyacağınıza eminim. Tabi kitabı bulursanız.

EMPERYALİZMİN OYUNLARI

Ahmet Varol

DARAĞAÇLARI GÖLGESİNDE KORKU CUMHURİYETİ

Ahmet Kahraman